Taşpınar, ev ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün seçkisini ve avantajlı alışveriş fırsatlarını Seda Sayan’ın rol aldığı yeni reklam filmiyle ekranlara taşıdı. Markanın yeni iletişiminde Seda Sayan’ın tanıdık ekran karakteri dikkat çekerken, reklam filminde Taşpınar’ın ev alışverişindeki geniş ürün yelpazesine ve avantajlı elden taksit seçeneklerine vurgu yapılıyor. Böylece marka, farklı ihtiyaçlara yönelik ürünlerini tek bir iletişim çatısı altında toplarken, alışveriş deneyimini ödeme kolaylığı mesajıyla da destekliyor.
Taşpınar’ın reklam filminde Seda Sayan’ın tercih edilmesi ise kampanyanın yalnızca ürün ve fırsat iletişiminden ibaret kalmamasını sağlıyor. Yıllardır televizyon ekranlarında kendine özgü iletişim diliyle yer alan Sayan, reklam filmine kendi tanınırlığını ve izleyiciyle kurduğu aşinalığı taşıyan bir figür olarak konumlanıyor.
Seda Sayan Bir Reklam Yüzünden Fazlası mı?
Seda Sayan’ın reklam iletişimindeki en güçlü tarafı, yalnızca yüksek tanınırlığa sahip bir isim olması değil; yıllar içinde kendine ait bir iletişim karakteri oluşturmuş olması. Bu nedenle Sayan’ın yer aldığı reklam filmlerinde markaların önündeki soru yalnızca “hangi ünlüyle çalışalım?” olmaktan çıkıyor. Asıl mesele, Sayan’ın oluşturduğu bu karakterin markanın mesajıyla nasıl bir araya getirildiği.
Taşpınar’ın yeni reklam filmi de bu açıdan dikkat çekiyor. Marka, oldukça geniş bir ürün kategorisini ve alışveriş avantajlarını anlatırken Seda Sayan’ın tanıdık ve doğrudan iletişim biçiminden yararlanıyor. Elektronikten beyaz eşyaya, mobilyadan ev tekstiline kadar birbirinden farklı kategorilerin aynı mesaj içerisinde anlatılması, reklamın doğal olarak yoğun bir ürün iletişimine dönüşme riskini taşıyor.
Buradaki önemli nokta, Seda Sayan’ın reklamın merkezinde yer alırken markanın önüne geçmemesi. Bu durum, Sayan’ın reklam dünyasındaki kullanımına dair daha geniş bir noktayı da yeniden gündeme getiriyor. Seda Sayan artık yalnızca bir “ünlü yüz” olarak değerlendirilebilecek bir isim değil. Onun ekranlarda yıllar içinde oluşturduğu dil, jestleri, doğrudan anlatım biçimi ve izleyiciyle kurduğu aşinalık, markalar açısından başlı başına bir iletişim aracına dönüşüyor.
Bu nedenle Taşpınar’ın yeni reklam filmi, ürün ve kampanya mesajının yanında Seda Sayan’ın marka iletişimindeki sürdürülebilir kullanımını da yeniden görünür hale getiriyor. Önceki işbirliğinde olduğu gibi burada da “Reklamın başrolü gerçekten Seda Sayan mı?” sorusundan ziyade, Seda Sayan’ın marka hikâyesinin içinde nasıl konumlandırıldığına bakmak gerekiyor. Taşpınar örneğinde cevap, Seda Sayan’ı yalnızca görünür bir yüz olarak kullanmaktan çok, markanın geniş ürün ve fırsat mesajını daha tanıdık, gündelik ve kolay hatırlanabilir bir iletişim karakteri üzerinden aktarmak olarak karşımıza çıkıyor.























