Türkiye’nin lider gıda şirketlerinden ETİ, sürdürülebilir tarım ve tarımsal Ar-Ge çalışmaları kapsamında önemli bir adım attı. Kuraklığa dayanıklılığı ve geniş adaptasyon kabiliyetiyle öne çıkan Kanatlı Buğdayı’nın ilk tohumluk hasadı tamamlandı. Uzun yıllardır devam eden çalışmaların ardından gerçekleştirilen hasat, iklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine karşı geliştirilen yerli ve sürdürülebilir çözümler açısından dikkat çekiyor. Kanatlı Buğdayı’nın geliştirilme süreci 2004 yılında Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından başlatılan ıslah çalışmalarıyla başladı. ETİ, TÜBİTAK ve TAGEM iş birliğiyle sürdürülen çalışmalar sonucunda geliştirilen bu yeni çeşit, geçtiğimiz yıl üretim haklarının alınmasının ardından ETİ’nin sertifikalı tohumluk üretiminde kullanılacak önemli bir kaynak haline geldi.
Kurak iklim koşullarında dayanıklılık göstermesi ve yüksek adaptasyon kabiliyeti, Kanatlı Buğdayı’nı özellikle iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin arttığı bir dönemde önemli hale getiriyor. ETİ, bu çeşitle birlikte bisküvilik buğday unu üretiminde daha sürdürülebilir ve güvenilir bir hammadde kaynağı oluşturmayı hedefliyor.
Kanatlı Buğdayı’nın ilk tohumluk hasadını değerlendiren ETİ Global CEO’su Ercan Öz, şirketin yaklaşık 10 yıl önce dahil olduğu çalışmanın bugün somut sonuçlarını görmeye başladığını belirtti. Öz, yaşanan kuraklıkların geleneksel tarım modellerinin iklim değişikliği karşısındaki kırılganlığını ortaya koyduğunu vurgulayarak, yıllar önce başlayan bu yatırımın Türkiye tarımının ve gıda sanayisinin geleceği açısından stratejik bir değer taşıdığını ifade etti.
Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından, tarımsal üretime verdiği destek nedeniyle ETİ’nin kurucusu merhum Firuz Kanatlı’nın adının verildiği Kanatlı Buğdayı, önümüzdeki dönemde gıda sektörünün hammadde ihtiyacına yönelik önemli bir alternatif olarak konumlanıyor. Değişen iklim koşullarına rağmen kalite standardını koruması hedeflenen çeşidin, sürdürülebilir ve yüksek standartlı üretime katkı sağlaması bekleniyor.
ETİ’nin sürdürülebilir tarım yolculuğu yalnızca tohum geliştirme çalışmalarıyla sınırlı değil. Şirket, 15 yıl önce 11 çiftçi ve 1.800 dekarlık alanda başlattığı sözleşmeli tarım modelini bugün yaklaşık 350 bin dekarlık üretim alanına taşımış durumda. ETİ, üretim sürecinde çiftçilere tohum, gübre ve bitki besleme ürünleri gibi ayni destekler sağlarken, uzman ziraat mühendisleri aracılığıyla sahada teknik danışmanlık da sunuyor. ETİ, tarımsal Ar-Ge çalışmalarını şirket bünyesindeki uzman ekiplerin yanı sıra üniversiteler, bilimsel kuruluşlar ve araştırma enstitüleriyle yürüttüğü ortak projelerle sürdürüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen “Özel Sektör Tarımsal Araştırma Kuruluşu” unvanına sahip olan şirket, özel tohum geliştirme stratejileri ve TÜBİTAK destekli projelerle Türkiye’nin tarımsal Ar-Ge kapasitesine katkı sağlamaya devam ediyor.
























