Hepsiburada, çalışan deneyimini güçlendirme stratejisinde bu kez annelik yolculuğunun en hassas dönemine dokunan bir adım attı: doğum sonrası 41 gün ek ücretli izin uygulaması.
E-ticaret sektöründe markalar genellikle hız, teslimat ve fiyat ekseninde yarışırken, Hepsiburada oyunun kurallarını farklı bir alanda yeniden yazıyor: kurumsal kültür ve insan odaklı İK.
Bu karar, bir izin düzenlemesinden fazlasını anlatıyor. Şirket; kadın istihdamını destekleyen yapısını çalışan yaşam döngüsüne göre tasarladığını, “iş-özel hayat dengesi” söylemini gerçek bir sistemsel karşılığa dönüştürdüğünü, ve annelik sürecini kariyerden kopuş değil, desteklenmesi gereken bir dönem olarak konumladığını gösteriyor.
Hepsiburada’nın 41 gün ek izin hamlesi, performans primi veya maaş kesintisi gibi dolaylı bariyerler olmadan sunuluyor. Bu da adımın, çalışan üzerinde değil sistem üzerinde tasarlanmış bir destek olduğunun altını çiziyor.
Bugün işveren markalarının değeri yalnızca sundukları yan haklarla değil, kritik anlarda gösterdikleri refleks ve güvenle ölçülüyor. Hepsiburada’nın bu yaklaşımı, sektöre “çalışan bağlılığı, aidiyet ve kapsayıcılık üzerinden değer yaratma” konusunda güçlü bir referans bırakıyor.
Tüketiciye güven veren markalar, önce içeride güven inşa eder. Ve Hepsiburada bu denklemde net bir mesaj veriyor: Eşitlik, en kırılgan anda başlar.























