Yaşam alanlarını dönüştürme vizyonuyla yola çıkan Zsa Zsa Zsu, kuruluşunun ikinci yılını “Born to Be Zsa Zsa Zsu” söylemiyle kutluyor. Renkleri, yaratıcılığı ve özgür yaşam anlayışını merkeze alan marka, kısa sürede yalnızca bir ev dekorasyonu markası olmanın ötesine geçerek ilham veren bir yaşam stili dünyasına dönüştü.
Kurulduğu günden bu yana tasarımlarında neşeyi, cesur desenleri ve özgün estetik yaklaşımı öne çıkaran marka, renkleri sadece bir dekorasyon unsuru değil, bir ifade biçimi olarak konumlandırıyor. Bu yaklaşım, Zsa Zsa Zsu’nun kendine özgü bir topluluk oluşturmasını ve Türkiye’nin dikkat çeken tasarım markaları arasında yer almasını sağladı.
Zsa Zsa Zsu CEO’su Gökhan Sezer, markanın iki yıllık yolculuğunu değerlendirirken büyümeyi yalnızca mağaza sayısıyla değil, insanların yaşamına kattığı değerle ölçtüklerini vurguladı. Sezer, markanın temel amacının insanların kendini daha özgür, canlı ve yaratıcı hissettiği bir dünya yaratmak olduğunu ifade etti.
Marka bugün 8 şehirde 19 mağazaya ulaşırken, Zsa Zsa Zsu House ve Zsa Zsa Zsu Café gibi deneyim alanlarıyla alışveriş kavramını yeniden tanımlıyor. Tasarım, gastronomi, zanaat ve sanat gibi farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan marka, deneyim odaklı yaşam alanlarıyla fiziksel perakendeyi bir yaşam platformuna dönüştürüyor.
Gökhan Sezer açıklamasında, markanın merkezinde el işçiliği ve üretim ruhunun yer aldığını belirterek, Zsa Zsa Zsu’nun yeni keşiflerin yarattığı ilk heyecan duygusu üzerine kurulu olduğunu söyledi. Sezer, markanın büyürken bu heyecanı kaybetmemeyi temel ilke olarak benimsediğini ifade etti.
Zsa Zsa Zsu, yaşam alanlarına renk ve karakter kazandıran koleksiyonlarıyla, kullanıcılarına yalnızca ürün değil aynı zamanda ilham, yaratıcılık ve özgürlük hissi sunan bir yaşam tarzı vaat ediyor.























