Nurus, yeni iletişim kampanyası “Çok Ciddiye Alıyoruz” ile çalışma sandalyelerine yönelik algıyı dönüştürmeyi hedefliyor. Marka, ofis koltuklarını bir mobilya ürünü olmanın ötesinde; kullanılan malzemeden ayar mekanizmalarına, güvenlik testlerinden taşıma kapasitesine kadar sağlık ve performansla doğrudan ilişkili mühendislik ürünü bir ekipman olarak konumluyor.
Türkiye’de her yıl 2 milyonun üzerinde ofis koltuğu satılıyor. Ancak bu ürünlerin yalnızca küçük bir bölümü, insan sağlığını korumaya yönelik uluslararası ergonomi ve güvenlik sertifikalarına sahip. Çalışanların günde ortalama 8 saatini sandalyede geçirdiği düşünüldüğünde, bu tablo yalnızca bir ürün tercihi değil; doğrudan bir sağlık meselesi olarak öne çıkıyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları küresel ölçekte yaklaşık 1,7 milyar insanı etkiliyor. Buna rağmen Türkiye pazarında standardı ve denetimi sınırlı ürünlerin yaygınlığı dikkat çekiyor. Nurus’a göre bu durum, uzun vadede kullanıcı sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor. Standartlara uygun olmayan çalışma koltukları; ergonomik yetersizliklerin yanı sıra düşme riski, mekanik kırılmalar ve kullanılan malzemelerin sağlık üzerindeki olası olumsuz etkileri gibi sorunlara yol açabiliyor.
Nurus, tüm çalışma sandalyelerini Avrupa Birliği ofis koltuğu standardı olan TS EN 1335 kapsamında geliştiriyor. Bu standart; ergonomi, ölçü, güvenlik, dayanım ve kullanım sürekliliği gibi başlıkları kapsıyor. Marka, ergonomiyi bir söylem değil; ölçüm, test ve mühendislikle doğrulanan bir kalite standardı olarak ele alıyor.

Nurus’un Gazi Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirdiği kapsamlı araştırma, doğru koltuk kullanımının kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarının riskini azalttığını ve geciktirdiğini ortaya koyuyor. “Çok Ciddiye Alıyoruz” kampanya filmi de bu bilimsel temele dayanarak, doğru destek ve doğru ayarın çalışma hayatında bir lüks değil, temel bir gereklilik olduğuna dikkat çekiyor.
Nurus Pazarlama ve İletişimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İpek Regay, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Bugün piyasada iyi görünen çok ürün var. Ancak çalışma hayatının gerçek ihtiyacı, gerçekten doğru olan ürünler. Çalışma sandalyeleri çoğu zaman bir mobilya tercihi olarak görülüyor; oysa sağlığımız ve performansımızla doğrudan bağlantılı bir ekipmandan söz ediyoruz. Ergonomiyi bir vaade indirgemiyoruz; TS EN 1335 kapsamında geliştirilen, testlerle ve mühendislikle doğrulanan bir kalite standardı olarak ele alıyoruz. ‘Çok Ciddiye Alıyoruz’ yaklaşımımız, ürünlerimizin ötesinde toplumsal bir duruşu temsil ediyor.”
Nurus, kampanyasıyla birlikte çalışma sandalyelerini yalnızca konfor değil; sağlık, güvenlik ve performans odağında yeniden tanımlıyor.























